Ve Nuyessiruke Lil Yusra: Bir Dua, Bir Umut
Günlerden bir gün, Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, içimi bir huzursuzluk sarmıştı. Gözlerim bir an için yere kaydı, adımlarım yavaşladı. Bu sabah her şey ne kadar sıradan başlamıştı. Bir kahve içip, belki biraz müzik dinleyip günümü geçirmek. Ama o an, bu sıradanlık bir şekilde yerini bir kaygıya bırakmıştı. Gelecek hakkında düşünceler, biriken sorular kafamda dönüp duruyordu. Bir an durup, ruhumu dinlendirecek bir şeyler aradım. O sırada, bir dua geldi aklıma: “Ve nuyessiruke lil yusra”.
Bir An, Bir Dua:
“Ve nuyessiruke lil yusra” dediğimi hatırlıyorum. O an ne olduğunu anlatmak zor. Sanki tüm dünya bir anda durdu ve o kelimeler havada asılı kaldı. “Zorluktan sonra kolaylık, zorluktan sonra kolaylık…” Bu dua, her zaman duymadığım kadar derin gelmişti o an. Birçoğumuz bu duayı sıkça duyarız, ama gerçekten ne anlama geldiğini hissettik mi? Zorluklar içinde geçen hayat, içimizdeki umudu bazen silebiliyor. O gün de ruhumda kaybolan bir umut vardı.
Beni en çok etkileyen, dua ederken içinde bulduğum samimiyetti. Herhangi bir kelime ya da cümle değil; bir duygu vardı. Derin, içsel bir anlam… Zorlukların üstesinden gelmek için ruhumun kaybolmuş gücünü bulma çabasıydı. O dua, benden daha güçlü olan bir gücün varlığını hatırlattı. Zorluklar, hep olacak. Ama bir gün, her şeyin kolaylaşacağını bilmek, sadece bugünü daha anlamlı kılmıyor, geleceğe de bir ışık tutuyor.
Hayal Kırıklığı ve Ardından Gelen Umut:
O an, kendimi öylesine hayal kırıklığına uğramış hissettim ki, dünya sanki bana karşıymış gibi geliyordu. Hayatımda bazı kararlar almıştım, ancak bu kararların doğru olup olmadığından hala şüphelerim vardı. “Ya yanılıyorsam?” diye sorarken, başımı kaldırıp gökyüzüne baktım. Bütün bu duygular, belki de sabahki düşüncelerin bir yansımasıydı. O kadar yalnız hissediyordum ki, sanki kimse beni anlamıyordu.
Ama işte o an, o duayı tekrar söyledim: “Ve nuyessiruke lil yusra”. Kendime söz verdim; ne olursa olsun, zorlukların ardından kolaylık geliyordu.
Gözlerim bulanıklaşmıştı, ama yine de biraz daha umutla bakabiliyordum. Kafamda o kadar çok düşünce vardı ki, sanki kafamın içinde bir orman gibiydi her şey. Ama bir yanda da sesler yükseliyordu: “Buna dayanmalısın, bu yalnızca geçici. Hem zorluklar olmadan kolaylık nasıl hissedilir ki?”
Bir Gelecek İçin Dua:
İçimdeki bu karışık duygularla, biraz daha yürüdüm. Her adımda dua ettiğimi hissettim. Hüzünlüydüm, evet. Ama aynı zamanda bir nebze de olsa hafifledim. Her geçen saniyede, bir şeyin değişeceğini, her şeyin daha güzel olacağını düşündüm. Ne olursa olsun, dua ettiğimizde sadece bu dünyaya değil, ruhumuza da bir şeyler oluyor. Dua, içimdeki kaygıyı hafifleten, aradığım gücü bana hatırlatan bir şeydi.
O anda, Kayseri’nin bu soğuk sokakları, bir anda çok sıcak gelmeye başladı. Bir umut doğmuştu içinde. Sadece geçmişin yüklerinden değil, geleceğin belirsizliğinden de korkmamak gerektiğini fark ettim. Ne kadar kaybolmuş olursak olalım, içimizde bir yerlerde “Ve nuyessiruke lil yusra” var. Kolaylık, hayatta her zaman bir yerlerde bizi bekliyor. Hızla akan zamanın içinde kaybolan bir umut değil, sürekli yeniden doğan bir ışık.
Zorluktan Sonra Kolaylık:
Kendimize söylediğimiz dua, sadece bir kelime değil. O, geleceğe dair bir güven. Bugün belki karanlık, belki zor bir gün ama sabah nasıl güneş doğuyorsa, yarın da ışık olacak. “Ve nuyessiruke lil yusra” bir hatırlatmadır. Zorluklar bir noktada bitecek ve ardından gelen kolaylık, bize yeniden umut verecek.
O gün, Kayseri’nin sokaklarında yürürken, içimdeki karanlık yerini yavaşça aydınlığa bıraktı. O anın gücüyle, ilerleyen günlerde karşılaşacağım zorluklar bana korkutucu gelmeyecekti. Çünkü biliyordum: “Ve nuyessiruke lil yusra”, her şeyin sonunda kolaylıkla gelecekti.
—
Dua etmek bazen bir rahatlama anıdır, bir iyileşme süreci. İnsanın içindeki kaygıyı alır, bir umut tohumu eker. Eğer bu yazıyı okurken bir an bile kendini kaybolmuş hissettin, hatırlatmak isterim: Zorluktan sonra kolaylık her zaman gelir.