İçeriğe geç

Literatür taraması hangi kaynaklardan yapılır ?

Literatür Taraması Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme

Toplumların tarihsel evrimi ve siyasal yapıları üzerine düşündüğümüzde, belirli bir dönemin ya da olayın anlamını kavrayabilmek için kaynakları doğru bir şekilde analiz etmek, kritik bir adımdır. Literatür taraması, bu kaynakların bir araya getirilmesi, eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ve anlamlı bağlantılar kurularak daha derin bir anlayışa ulaşılması sürecidir. Ancak bu işlem, yalnızca akademik bir ritüel değil; aynı zamanda güç ilişkilerinin, ideolojilerin ve toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olan bir süreçtir.

Bir literatür taraması, esasen siyaset bilimiyle ilgili bir çalışmanın temelini atmakla kalmaz; aynı zamanda bu çalışmaların meşruiyetini, geçerliliğini ve toplumsal bağlamda ne kadar katılımcı olacağını da sorgular. Peki, siyaset bilimi alanında bir literatür taraması nasıl yapılır? Bu süreç, sadece kitaplar ve makalelerden mi ibarettir? İktidarın, kurumların, ideolojilerin ve yurttaşlığın ne şekilde şekillendiğini anlamak için hangi kaynaklara başvurmak gerekir?
Literatür Taraması: Bilimsel ve Siyasasal Bağlantılar

Literatür taraması yapmak, yalnızca bir akademik alışkanlık olmanın ötesinde, gücün nasıl işlediğini, toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini ve bu düzenin meşruiyetini sorgulamanın bir aracıdır. Her ne kadar siyaset bilimi disiplini, bireysel analizin ötesine geçip toplumsal yapıları inşa etmeye yönelik bir alan olsa da, bu yapılar da aslında geçmişte yapılmış literatür taramalarının ürünüdür. Bu yüzden literatür taraması, siyasal düşüncenin evrimini anlamada bir köprü işlevi görür.

Güç ilişkilerinin, ideolojilerin ve yurttaşlığın analizinde, literatür taraması yapılırken hangi kaynaklardan faydalanmamız gerektiğini belirlemek, aslında siyasetin doğru ve yanlışla ne ölçüde şekillendiğini anlamamıza yardımcı olur. Peki, biz siyasetin geçerliliğini ve meşruiyetini bu kaynaklar üzerinden nasıl test edebiliriz?
Meşruiyet ve Güç İlişkileri: Kaynak Seçimi Nasıl Şekillenir?

Bir siyasal analizde, en başta gelen sorulardan biri şudur: Hangi kaynaklar ne kadar meşru kabul edilir? Güç, tarihsel olarak, kimin hangi kaynaklara erişimi olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Günümüzde akademik kaynaklar da bu iktidar ilişkilerinin birer parçasıdır. Bir araştırmacı, toplumsal düzene dair doğru bilgiye ulaşmak için, hangi kurumların ve ideolojilerin meşru sayılacağına karar vermelidir.

Literatür taraması yapılırken, meşruiyet kavramı yalnızca bir akademik çevrenin kabul ettiği yayınlardan seçilen kaynaklar aracılığıyla belirlenmez; aynı zamanda bu kaynakların hangi ideolojileri desteklediği, hangi güç yapılarını yüceltip hangilerini görmezden geldiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin, demokratik bir toplumda yazılmış eserler, genellikle bireysel özgürlükleri ve eşitliği savunur. Oysa baskıcı bir rejimde yazılmış eserler, genellikle ideolojinin gereksinimlerine uygun şekilde seçilerek halka sunulur.

Siyaset bilimi literatüründe en temel kaynaklardan biri, ana akım ideolojileri ele alan teorik eserlerdir. Liberalizm, sosyalizm, muhafazakarlık gibi ana akım düşünce sistemleri, toplumsal düzenin şekillenmesinde önemli bir yer tutar. Ancak, bu ana akımların dışında kalan marjinal düşünce akımları da meşruiyetin sınırlarını zorlayabilir. Kaynak seçiminde, her iki tarafın da temsil edilmesi, gücün nasıl işlediği hakkında bize önemli bilgiler sunar.
Demokrasi, Yurttaşlık ve Katılım: Hangi Kaynaklar Katılımcıdır?

Demokratik toplumların işlerliğini tartışırken, literatür taraması sadece belirli akademik yazıları değil, aynı zamanda toplumsal katılımı ve yurttaşlık anlayışını da içerir. Siyaset bilimi literatüründe, katılım kavramı, bireylerin ve grupların siyasi süreçlerde yer alabilme yetisini ifade eder. Katılımın ne kadar anlamlı olduğu ve kimin bu süreçlere dâhil olduğu ise literatür taramasında dikkate alınması gereken önemli bir noktadır.

Bir literatür taraması yaparken, hem uluslararası hem de yerel kaynakların göz önünde bulundurulması, katılımcı bir siyasetin nasıl işlediğini anlamamız açısından önemlidir. Örneğin, protesto hareketlerinin analizi, genellikle halkın meşruiyetini sorgulayan akademik makalelerle yapılır. Bugün, sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle değişen katılım biçimlerini analiz eden literatür, farklı bir bakış açısı kazandırabilir. Örneğin, #MeToo hareketi gibi küresel sosyal hareketlerin literatürde nasıl ele alındığı, hem toplumsal değişim hem de güç ilişkileri hakkında önemli veriler sunar.
İdeolojiler ve Kaynaklar: Seçimlerin Gücü

Literatür taramasında bir diğer önemli unsur, ideolojilerin seçimler üzerindeki etkisidir. İdeolojiler, sadece insanların dünya görüşünü şekillendirmekle kalmaz, aynı zamanda hangi kaynakların “doğru” kabul edileceğini de belirler. Bir araştırmacı, belirli bir ideolojinin etkisi altındaki yayınlardan faydalanarak, toplumsal düzenin nasıl işlediğini ve hangi güç ilişkilerinin egemen olduğunu ortaya koyabilir.

Mesela, neoliberalizmin etkisi altında yazılmış bir akademik çalışma, ekonomik eşitsizlikleri sorgulayan bir perspektife sahip olmayabilir. Ancak, Marksist bir literatür taraması, bu eşitsizlikleri derinlemesine inceleyerek farklı bir çözüm önerisi sunabilir. Böylece ideolojik bir çerçeve, toplumsal olayları analiz ederken seçilen kaynakları etkiler.
Karşılaştırmalı Örnekler: Global Siyaset ve Literatür

Global siyasette, belirli dönemlerde yapılan literatür taramaları, o dönemin egemen ideolojilerini ve güç yapılarını yansıtır. Örneğin, 20. yüzyılın başlarındaki sosyalist devrimler üzerine yapılan literatür taramaları, devrimci ideolojilerin, halk yönetiminin ve işçi sınıfının taleplerinin önemini vurgulamıştır. Ancak, günümüzde yapılan literatür taramaları, postmodernizmin etkisiyle daha çok kültürel çatışmalar, bireysel özgürlükler ve dijital kapitalizm gibi konulara odaklanmaktadır.

Bir örnek olarak, Brexit sürecini ele alalım. Bu tür büyük siyasal olaylar üzerine yapılan literatür taramaları, hem ideolojik hem de sosyal açıdan önemli değişimlerin izlerini taşır. Birçok akademik çalışma, Brexit’in arkasındaki popülizm, ulusal kimlik ve sosyoekonomik eşitsizlik temalarını işlerken, aynı zamanda bu kararın demokrasi ve katılım üzerindeki etkilerini de sorgulamaktadır.
Sonuç: Literatür Taraması ve Toplumsal Düzenin Yeniden İnşası

Sonuç olarak, siyaset bilimi açısından bir literatür taraması yalnızca bir kaynak araştırması yapmak değil, aynı zamanda toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin ve ideolojik yapının yeniden inşasına dair derinlemesine bir düşünme sürecidir. Literatür taramasındaki her seçim, bir ideolojinin ya da güç yapısının farkında olmadan yeniden üretildiği bir alandır. Meşruiyet, katılım, ideoloji ve demokrasi kavramları çerçevesinde, literatür taramaları, toplumsal düzeni anlamamıza ve yeniden şekillendirmemize yardımcı olabilir.

Her bir kaynağın, hem politik hem de toplumsal bağlamdaki anlamını sorgulamak, sadece akademik bir sorumluluk değil, aynı zamanda siyasi bir eylemdir. Siyaset biliminde bir literatür taraması yapmak, aslında güç ve iktidar ilişkilerini kavramanın, katılım ve demokrasi üzerine düşünmenin bir aracıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper güncel