İçeriğe geç

Biseksuel erkek nedir ?

Biseksüel Erkek Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme

Biseksüel erkek nedir sorusunun cevabı, sadece cinsel yönelimle ilgili bir tanım olmanın çok ötesinde. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından bakıldığında, bu kavram hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha geniş bir anlam taşır. İstanbul gibi dinamik bir şehirde yaşarken, sokakta, toplu taşımada ya da ofiste gözlemlediğim pek çok şey, bu konunun karmaşıklığını ve bazen de zorluklarını ortaya koyuyor. Bu yazıda, biseksüel erkeklerin toplumsal hayatta nasıl bir yer tuttuğunu, onların yaşadığı zorlukları ve toplumsal cinsiyet normlarına nasıl etki ettiğini konuşacağız.

Biseksüel Erkek: Cinsel Yönelim ve Toplumsal Kabul

Biseksüel erkeklerin kimlikleri, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Birçok insan için cinsel yönelim sadece iki seçenekten ibarettir: heteroseksüel ya da homoseksüel. Ancak biseksüellik, bu ikisinin ötesinde, bir bireyin hem kadınlara hem de erkeklere karşı romantik veya cinsel ilgi duyabilmesini ifade eder. Fakat toplumsal olarak, biseksüel erkekler genellikle bir kimlik krizi içinde görünürler. Heteroseksüel erkekler için cinsiyet normları genellikle çok katıdır; erkeklik, kadınlara karşı bir tür üstünlük gibi algılanırken, biseksüel erkekler sıklıkla “tam erkek” olamamakla suçlanır.

İstanbul’un sokaklarında, metrobüsünde ya da sosyal etkinliklerde bazen şunu gözlemliyorum: Biseksüel erkeklerin, hem heteroseksüel hem de homoseksüel topluluklar tarafından dışlanma olasılığı vardır. Heteroseksüel topluluk, onları “gerçek erkek” olarak kabul etmezken, bazı homoseksüel bireyler de “tam anlamıyla bir arada olmak” için bir neden bulamaz. Bu, biseksüel erkeklerin iki dünyada da bir tür aidiyet sorunu yaşamasına neden olabilir.

Toplumsal Cinsiyet Normları ve Biseksüel Erkekler

Toplumsal cinsiyet normları, genellikle erkekliği, bir tür sertlik, duygusal mesafe ve kadınlara karşı üstünlük üzerine inşa eder. “Erkek” olmak, güç, liderlik ve cinsel isteklerle ilişkilendirilir. Ancak bu anlayış, biseksüel erkekleri zaman zaman zor bir duruma sokar. Eğer bir erkek, kadınlar ve erkeklere aynı ilgiyle yaklaşabiliyorsa, bu bazen toplumsal cinsiyetin o katı sınırlarını aşmak gibi algılanır. Bu da hem heteroseksüel hem de homoseksüel topluluklarda onlara karşı negatif bir tavır geliştirilmesine neden olabilir.

Bazı insanlar, biseksüel erkekleri “kararsız” olarak yaftalar, onları ya erkek ya da kadın sevmekle suçlarlar. Oysa bu, tamamen cinsel yönelimlerinin doğal bir sonucu olarak karşı cinse de, aynı cinse de ilgi duymalarından başka bir şey değildir. Hatta bazen, biseksüel erkeklerin cinsel yönelimlerini ifade etmeleri, onları daha az “erkek” ya da “kadın” olarak görme eğilimini doğurur. İşte bu noktada, toplumsal cinsiyet normlarının baskısı devreye girer. Erkekliğin ya da dişiliğin ne olduğunu tanımlayan katı kurallar, biseksüel erkeklerin kimliklerini yaratmalarını zorlaştırır.

Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Biseksüel Erkekler

Toplumda çeşitlilik ve sosyal adalet söz konusu olduğunda, biseksüel erkeklerin yaşadığı zorluklar daha da belirgin hale gelir. Çeşitlilik, tüm bireylerin kimliklerini özgürce ifade edebilmesi anlamına gelir. Ancak biseksüel erkekler, bazen kendilerini sadece bir kimlik üzerinden tanıtmak zorunda hissedebilirler. Sosyal adalet, her bireyin eşit haklara sahip olması gerektiğini savunsa da, biseksüel erkeklerin bu eşitlikten tam anlamıyla faydalanıp faydalanmadıkları sorgulanabilir. Çünkü toplumda, seksüel yönelimlere karşı bir tür hoşgörü varsa da, bu hoşgörü çoğunlukla iki kutuplu bir yaklaşımda kalır: ya heteroseksüellik ya da homoseksüellik. Biseksüellik, bu ikisinin arasında kalır ve çoğu zaman dışlanır.

Bir arkadaşım, biseksüel bir erkek olarak toplumsal baskıdan dolayı ilişkisini gizlemeyi tercih ediyordu. “Sadece erkek arkadaşım ya da sadece kız arkadaşım olmalı, yoksa insanlar benim ne olduğumu anlamaz,” diyordu. Onun bu itirafı, biseksüel erkeklerin, toplumsal normlara uymak için cinsel yönelimlerini saklama zorunluluğunu yaşadıklarını gösteriyor. Toplum, bir kişinin kim olduğunu anlamak için genellikle basit, net kategorilere ihtiyaç duyar. Oysa hayat, her zaman bu kadar net değildir. Biseksüel bir erkek, kimliğini tam olarak anlatmakta zorlanabilir çünkü iki dünyaya ait gibi hissedebilir, ancak ikisi de onu tamamen kabul etmeyebilir.

Sonuç Olarak, Biseksüel Erkekler ve Toplum

Biseksüel erkeklerin toplumdaki yeri ve yaşadıkları zorluklar, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet perspektifinden bakıldığında oldukça katmanlıdır. Hem heteroseksüel hem de homoseksüel topluluklar içinde bazen aidiyet sorunu yaşarlar. Biseksüel erkeklerin kimliklerini kabul etmek, onları anlamak ve toplumsal normları sorgulamak, çeşitliliği kucaklamak adına önemli bir adımdır. İstanbul’da ya da başka bir şehirde, biseksüel erkeklerin hayatlarına dair gözlemlerim bana hep şunu hatırlatıyor: Kimlik, sadece cinsel yönelimle değil, aynı zamanda duygusal ve toplumsal bağlarla da şekillenir. Her bireyin kimliği, toplumsal normlardan bağımsız bir şekilde kendisini ifade edebilmelidir. Sosyal adalet ise, her bireyin kimliklerini korkusuzca ifade edebildiği bir toplumda mümkün olacaktır. Biseksüel erkekler de bu toplumda kendi yerlerini bulabilmeli, her birey gibi kabul edilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper güncel