İzmir’de Bir Genç Olarak Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi Macerasını Fazla Ciddiye Almak
Daha Fazlası İçin: 500 kg'lık bir danadan ne kadar et çıkar ?
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak hayatın iki temel gerçeği var: biri kira, diğeri de “acaba bu ay dışarıda kaç kahve içsem batmadan yaşarım?” hesabı. Bir de üçüncü bir gerçek var ki o da futbola karışınca ortaya çıkıyor: Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne girip ne kadar para kazanacağı.
Bunu düşünürken kendimi bazen Alsancak’ta yürürken buluyorum. Kulaklıkta müzik, elde simit… ama kafanın içinde UEFA finans tablosu dönüyor.
“Abi Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nden ne kadar para alacak?”
Bu soru, sanki sadece futbol sorusu değil de evrenin sırrı gibi zihnime yapışıyor.
Şampiyonlar Ligi Parası Nedir? Benim Maaşla Kıyaslama Hatası
Şimdi dürüst olalım. Normal bir insan bu konuyu duyunca “ne güzel, kulüp kazanıyor işte” der geçer. Ama ben öyle yapamıyorum.
Çünkü ben aynı anda şunları düşünüyorum:
Kiram
Market fişindeki “ara toplam” travması
Galatasaray’ın Avrupa gelirleri
Ve neden tost 90 TL oldu
Kafamda şöyle bir sahne oluşuyor:
Ben evde mutfakta ayakta duruyorum. Telefon elimde.
“Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nden ne kadar para alacak?”
Google’a yazıyorum.
Tam o sırada iç ses:
“Sen önce kendine bak kardeşim, geçen ay son günü kredi kartını asgari ödedin.”
Ama yok, merak bitmiyor.
UEFA Parası: Rakamlar Değil, Bir Hayal Dünyası
Şampiyonlar Ligi gelirleri birkaç ana kalemden oluşuyor. Katılım payı, galibiyet bonusu, beraberlik parası, market payı falan derken rakamlar büyüyor.
Ama ben bunu okurken şunu hissediyorum:
Sanki biri bana uzayda bir gezegen satmaya çalışıyor.
“Katılım parası var.”
“Market pool var.”
“Performans bonusu var.”
Ben:
“Abi ben markete girince bile bütçe planı yapıyorum.”
Kendi Hayatımla UEFA Gelirleri Arasında Köprü Kurmaya Çalışmak
Geçen gün marketteyim. Raflara bakıyorum. Yoğurt 85 TL.
İç ses:
“Alırsan ay sonu yok.”
Aynı anda beynimin başka bir köşesi:
“Galatasaray bir galibiyet alırsa UEFA’dan ciddi para alıyor.”
İşte burada bir kırılma yaşanıyor.
Ben yoğurdu bırakıyorum ama Galatasaray’ın gelir hesabını bırakmıyorum.
Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nden ne kadar para alacak? (Asıl mesele burada başlıyor)
Gelelim herkesin asıl merak ettiği şeye.
Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nden ne kadar para alacak?
Bu sorunun cevabı tek bir sayı değil. Daha çok bir “para yağmuru ihtimalleri menüsü” gibi.
Genel olarak Şampiyonlar Ligi’nde kulüpler şunlardan gelir elde eder:
Turnuvaya katılım ücreti
Maç sonuçlarına göre bonuslar
Tura yükselme ödülleri
Yayın ve market gelirleri
Galatasaray gibi bir kulüp gruplara kaldığında zaten ciddi bir başlangıç parası alır. Üstüne her puan, her galibiyet bu rakamı büyütür.
Ben bunu duyunca şunu düşündüm:
“Ben ay sonuna kadar 3 kahveyle idare etmeye çalışıyorum, adamlar 90 dakikada başka bir finansal evrene geçiyor.”
İç sesim yine devrede:
“Sen de 90 dakika yürüyüş yapınca kendini Messi sanıyorsun ama.”
Haklı.
Galibiyet, Beraberlik ve Benim Hayal Gücüm
Şöyle düşün:
Galibiyet = ciddi para
Beraberlik = fena değil
Mağlubiyet = moral bozuk ama hala büyük gelir havuzu
Ben bu tabloyu görünce kendi hayatıma uyguluyorum:
Galibiyet = maaş yattı
Beraberlik = ay sonuna kadar idare
Mağlubiyet = dolapta sadece soğan var
Bir gün arkadaşım dedi ki:
“Futbolu neden bu kadar finans gibi düşünüyorsun?”
Cevap veremedim.
Çünkü haklıydı ama ben de kendimce haklıydım.
Alsancak’ta Finansal Düşünce Deneyi
Geçen akşam Kordon’da yürürken iki kişi Galatasaray konuşuyordu.
Biri dedi ki:
“Şampiyonlar Ligi geliri çok önemli ya.”
Diğeri:
“Evet ama grup aşaması performansı belirler.”
Ben aralarından geçerken içimden şunu dedim:
“Benim performansım da ayın 10’undan sonra düşüyor ama kimse prim vermiyor.”
Sonra kendime güldüm. Biraz fazla güldüm. İnsanlar baktı.
Gelirler Artarken Ben Neden Aynı Yerdeyim?
Bu soru biraz can sıkıcı ama gerçek.
Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde ilerledikçe kasasına milyonlar giriyor.
Ben ise ayın ortasında “acaba evden yemek söylesem mi yoksa makarna mı yapsam” aşamasına geliyorum.
Bir noktada iç sesim şunu söylüyor:
“Senin Şampiyonlar Ligi finalin buzdolabının doluluğu.”
Bazen abartıyor ama bazen de çok doğru konuşuyor.
Futbol Finansını Anlamaya Çalışırken Kaybolmak
Şampiyonlar Ligi gelirleri anlatılırken herkes çok ciddi:
UEFA dağıtım sistemi
Puan katsayıları
Market havuzu
Ben:
“Abi bu market havuzu benim mahalledeki BİM mi?”
Sonra anlıyorum ki değil.
Ama isim benzerliği bile beni yanlış hayallere sürüklüyor.
Tribünlerden Gelen Ses ile Kafamdaki İç Sesin Kavgası
Maç izlerken tribünler bağırıyor:
“Cimbom!”
Kafamın içi:
“Faturalar…”
Tribün:
“Avrupa!”
Kafam:
“Kira günü…”
İkisi aynı anda olunca insan garip bir ruh haline giriyor.
Bir yandan gurur, bir yandan Excel tablosu.
Arkadaş Ortamında Uzman Gibi Konuşma Sendromu
Arkadaş grubunda biri futbol açtı mı, otomatik olarak finans uzmanına dönüşüyorum:
“Şampiyonlar Ligi gelirleri aslında sadece maç sonuçlarına bağlı değil…”
Bunu derken sanki UEFA’da çalışıyorum.
Gerçekte ise:
Evde çamaşır kurutma askısını nereye koyacağını düşünüyorum.
Ama o an önemli değil.
Çünkü o an ben “bilen adamım”.
Kahve İçerken Avrupa Geliri Hesaplamak
Bir kafede oturuyorum.
Sipariş:
Türk kahvesi.
Fiyat:
“Abi bu ne?”
Ama ben kahveyi içerken başka bir şey düşünüyorum:
“Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nden ne kadar para alacak?”
Barista geliyor:
“Şeker?”
Ben:
“UEFA’dan gelen gelir dağılımı hakkında da bilgi alabilir miyim?”
Barista bakıyor.
Ben bakıyorum.
Hayat kısa ama garip.
Paranın Büyüklüğü ve Benim Küçüklük Hissi
Şampiyonlar Ligi gelirleri öyle bir seviyede ki insan ister istemez kendini kıyaslıyor.
Ama bu sağlıklı bir kıyas değil.
Çünkü:
Kulüp = global ekonomi
Ben = indirim kovalamaca uzmanı
Yine de insan düşünmeden edemiyor.
Galatasaray’ın kazandığı her maç, sadece skor değil; aynı zamanda finansal bir sıçrama.
Benim için ise “indirimli tavuk bulmak” aynı etkiyi yaratıyor.
Bir Günlük Hayal: Ben UEFA Bütçesinde Yaşasam
Düşünüyorum da…
Bir gün uyansam ve Şampiyonlar Ligi bütçesi bana verilse ne yapardım?
Muhtemelen:
İlk gün panik
İkinci gün yanlış yatırım
Üçüncü gün markette kaybolma
Sonra biri gelir:
“Bu parayı doğru yönetmen lazım.”
Ben:
“Abi ben yoğurt alırken bile etikete bakıp korkuyorum.”
Sonuç Yerine Değil, Zihinsel Gürültünün Devamı
Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nden ne kadar para alacak sorusu aslında sadece bir futbol sorusu değil.
Biraz ekonomi.
Biraz hayal.
Biraz da benim kendi hayatımı fazla ciddiye alma alışkanlığım.
İzmir’de yürürken, kahve içerken, markette raflara bakarken bu soru hep bir köşede duruyor.
Ve belki de en komiği şu:
Ben hala yoğurt fiyatını düşünürken, başka biri aynı anda milyon euroları konuşuyor.
Ama garip şekilde ikisi de aynı evrende oluyor.
İnsan dediğin biraz da böyle bir şey zaten.